English
Menü
Kapadokya Rehberi
Peribacası Dergisi
Peribacası Kapadokya Yayınları
Kapadokya Firmaları
Kapadokya Fotoğrafları
Kapadokya Fotoğrafçıları
Kapadokya Haritaları
Kapadokya Karikatürleri
Kapadokya ve Sanat
Kapadokya Yazıları
Kapadokya Yayın Arşivi
Kapadokya Efemera Arşivi
Kapadokya Video-Film Arşivi
Facebook-Twitter Sayfalarımız
Sivil Toplum Kuruluşları
Önemli Telefonlar ve Linkler
Site Güncellemeleri
Firma Arama
Şehir
İlçe-Belde
Hizmet Alanı
Firma
Anket

Sanat ve müzik festivalleri Kapadokya'ya olan ilginin artmasını sağlıyor mu?
       
Evet.
Hayır.
Mail List
Yeni Kayıt
Şifremi Unuttum

SOĞANLI KÖYÜ BEZ BEBEKLERİ

SOĞANLI KÖYÜ BEZ BEBEKLERİ

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BİR KÜLTÜR KÖPRÜSÜ

Yazan: Yavuz İşçen
Ekim 2007

Türklerde bez bebek yapımının Şamanizm döneminden gelen kültürel bir temele dayandığı söylenebilir. Bugün daha çok kız çocuklarının oyuncağı haline dönüşmüş olan yapma bez bebekler, Barbie salgını karşısında yenik düşmüş gibi görünse de ülkemiz folkloru açısından önemli bir geleneğin temsilcisidirler.

Şamanizm ve bez bebekler
Eski Türkler İslamiyet’in kabulünden önce Şamanizm dinine inanıyorlardı. Şamanist inanış biçiminde put adı verilen bazı fetişist nesneler önemli bir yere sahipti. Doğa olaylarını etkileyebildiğine inanılan putlar, genellikle koruyucu olarak ya da belli bir isteğin yerine gelmesine yardımcı olması amacıyla hazırlanıyorlardı. Bu putların bir biçimini de çeşitli amaçlarla yapılan insan benzeri küçük nesneler oluşturuyordu. Çoğunlukla tahta, ağaç kabukları, keçe, çaput ve eski bezlerden üretilen bu objeler günlük yaşamın ayrılmaz birer parçalarıydılar.
Günümüzde belli biçimsel değişikliklere uğramış olmakla birlikte, kökeni Şamanist kültüre kadar uzanan birçok inanış ve uygulamaya toplumumuzun değişik kesimlerinde rastlanabilmektedir. Köylülerin tarlalarındaki mahsulü korumak için bez bebeklere benzer tarzda ürettikleri tarla korkuluklarından, düğünlerde arabaların önüne oturtulan gelinlik giydirilmiş yapma bebeklere kadar sürdürülen birçok geleneğimizde eski Şamanist inançların izlerini bulmak mümkündür. Bu gelenekler arasında belki de en dikkat çekici olanlarından birisi, yağmur yağdırmak için yapılan törenler ve bu törenler sırasında kullanılan bez bebeklerdir.

Bez bebekler ile yağmur yağdırma törenleri
Ülkemizde değişik yörelerde biraz farklılık göstermekle birlikte, yağmur yağması için yapılan törenlerde, yörenin çocukları büyük bir tahta kaşık ya da kepçeyi giydirerek insan biçimine sokarlar. Prof. Dr. Orhan Acıpayamlı hazırlanan bu bez bebeğe, ülkemizde farklı yörelerde, dodu, bodi, bodi bostan, gode gode, göde göde, gelin, gelin gok, çomça gelin, çömçe gelin, kepçe gelin, çullu kadın, kepçe kadın, çalı gezme, çullu, kepçecik gibi adlar verildiğini belirtmektedir. Hazırlanan bez bebek yörenin çocuklarınca ev ev dolaştırılır ve maniler eşliğinde evlerden yiyecek istenir. Yiyecek veren evler bez bebeğin üzerine su dökerler. Daha sonra toplanan yiyecekler çocuklar tarafından birlikte yenilir. Benzer uygulamalar Nevruz törenleri sırasında da yapılmaktadır. Prof. Dr. Pertev Naili Boratav bu uygulamaların yağmur ve bereket tanrıları ile ilgili çok eski inanışların günümüzdeki devamı olduğunu belirtmektedir. Şamanist inanış temelinde gelişen bazı ritüellerin bugün de çeşitli yörelerimizde halen uygulanmakta olması dikkat çekicidir.

Dünü bugüne taşıyan kültür köprüsü
Sadece ülkemizde değil dünyanın birçok yerinde karşılaşıyoruz bez bebeklerle. Farklı malzemeler ve farklı tekniklerle yapılsalar da aslında hepsi aynı amaca hizmet ediyorlar. Meksikalıların büyük hasır şapkalı bebekleri, Rusların iç içe geçen Matruşkaları, uzak doğuda yapılan çekik gözlü küçük folklorik bebekler ve daha birçok örnek gösterilebilir. Her bebek kendi ülkesinin kültürünü, yaşam tarzını ve geleneklerini bize anlatıyor. Folklorik bebekler bu özellikleriyle geçmişten günümüze gerçek bir kültür köprüsü kurmuş durumdalar. Anadolu’nun farklı yörelerinde değişik bez bebek türlerine rastlıyoruz. Her yöremiz kendine göre şekil vermiş bebeklerine ama hepsi aynı geleneği, aynı kültürü yöresel farklılıklarla bizlere taşıma yarışında. Bu kültür köprüsünün bir yapı taşını da Soğanlı bez bebekleri oluşturuyor.
Soğanlı bez bebeklerinin yapımında basit malzemeler kullanılıyor. Bebeğin vücudu tahta bir iskelet üzerine pamuk sarılmasıyla oluşturuluyor. Baş kısmının üzerinde gazoz kapağı kullanılıyor. Ana gövde hazır olduktan sonra rengarenk yöresel kıyafetler ile bebekler giydiriliyor. Son olarak bebeğin yüzü kalemle çizilerek oluşturuluyor. Artık Soğanlı bebeği tezgaha çıkmaya hazır hale gelmiş demektir. Farklı büyüklüklerde yapılan Soğanlı bebeklerinin çeşitli modelleri bulunuyor. Bunlar arasında en dikkat çekenleri, gelin kız, yün eğiren kız, bebekli ve testili modeller. Bugün büyüklüğüne göre bir soğanlı bebeğinin tezgahtaki satış fiyatı 5 ve 10 YTL arasında değişiyor.

Bez bebekleri ile ünlü Soğanlı Köyü
Eski adı Soandos olan Soğanlı Köyü, Kayseri ilimizin güneybatısında yer alan Yeşilhisar ilçe merkezine bağlı küçük bir köyümüz. Köyün sırtını yasladığı vadiden zaman zaman taşlar düşmesi sonucu bugün köyün büyük bir kısmı biraz aşağıya yapılan afet evleri tarzı prefabrik yapılara taşınmış durumda. Soğanlı Köyü’nün ilçe merkezine uzaklığı 15 km kadar. Kayseri tarafından gelindiğinde Kapadokya’nın giriş kapılarından biri olarak değerlendirilen Soğanlı Köyü’nün Ürgüp’e olan uzaklığı ise yaklaşık 50 km.
Köyde vadi içine gizlenmiş durumda bulunan Roma ve Bizans dönemlerinden kalma 50 kadar kaya kilisesinden bugün daha çok 8-10 tanesi gezilebilir durumda. Soğanlı Köyü kaya kiliseleriyle olduğu kadar, folklorik bez bebekleri ile de tanınıyor. Kapadokya’yı gezerken birçok yerde rastladığımız Soğanlı bez bebeklerinin ünü ülke dışına yayılmış durumda. 1970’li yıllardan itibaren turistlere satılmak amacıyla yoğun olarak üretilmeye başlayan bu bebekler, artık köy için bir sektör haline gelmiş durumda. Soğanlı Köyü muhtarı İsmail Ablak’ın çabaları sonucu 1991 yılında köyde bir de kooperatif kurulmuş. Bu kooperatif bünyesinde bugün yaklaşık 50 aile bez bebek üretimi ile uğraşıyor. Sadece bez bebek de değil, yünden patikler, el işi danteller, iğne oyaları, eldivenler ve benzeri ürünlerde yapılıyor Soğanlı’da. Bölgeye kiliseleri gezmek için gelenler, köy meydanında sıra sıra bez bebek ve el işi ürünler satan tezgahlara da yoğun ilgi gösteriyorlar.

Hanife hanımın kızına yaptığı bez bebek
Soğanlı Köyü’nde bez bebeklerin yapılmaya başlamasının hikayesi de oldukça ilginç. Bebeği ilk bez bugün hayatta olan Hanife ninenin, kızı Döndü için 1960’lı yıllarda ürettiği söyleniyor. Kızının oynaması için yaptığı bebeğin bölgeyi gezmeye gelen bir turistin ilgisini çekmesi ve turistin bebeği para ile satın alması üzerine Hanife hanım bir bebek daha yapıyor kızı için. Derken bu bebeklerin gelen turistlere satılabileceği fikri gelişiyor ve satış amaçlı üretim yapılmaya başlanıyor. Başlangıçta birkaç aile tarafından üretilen bez bebeklerin ilgi görmesi köydeki birçok kadını bez bebek yapmaya teşvik ediyor. Derken iş gelişiyor, kooperatif kuruluyor ve Soğanlı Köyü bez bebekleri bütün Kapadokya’da satılır ve yurt dışına ihraç edilir hale geliyor. Hatta köy muhtarı İsmail Ablak, Soğanlı bez bebeklerinin korsan üretimlerini engellemek için Türk Patent Enstitüsü’ne başvurarak patent almak durumunda kalıyor. Bugün Soğanlı Köyü’nün önemli gelir kaynaklarından birini oluşturan bez bebeklerden Kapadokya’ya gelip de bir tane almamak büyük bir eksiklik olur sanırız.

Not: Bu yazı Peribacası Kapadokya Kültür ve Tanıtım Dergisi’nin Ekim 2007 sayısında yayınlanmıştır. Derginin telif hakları ile korunmaktadır. Hiçbir şekilde kopyalanamaz.
www.cappadociaexplorer.com

 

Okunma Sayısı Okunma Sayısı: 7636 Eklenme Tarihi Tarih: 2009-06-23









Nevşehir Hava Durumu
Seçimi Hatırla
İl Seç
İstatistik
Toplam : 18704246 ziyaretçi
Bugün : 5076 ziyaretçi
Dün : 18367 ziyaretçi
S. Yükleme Süresi : 0.97 sn

evlilik sitesi toplu mail stand hostesi Stromverteiler hazır site


Copyright 2009 - Tüm hakları saklıdır. Sitemizdeki tüm fotoğraf, yazı, doküman ve düşünce ürünleri 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi kopyalanamaz. Aksine davrananlar hakkında avukatımız aracılığı ile hukuki takibat yapılacaktır.
 

cappadocia@cappadociaexplorer.com | web tasarım