Yazan: Danielle North
Ağustos 2009
Tatlarin Yeraltı Şehri Acıgöl ilçesinin yaklaşık 10 km kuzeyindeki Tatlarin Köyü’nde bulunmaktadır. Köylülerin ‘kale’ olarak adlandırdıkları tepede yer alan yeraltı şehri, 1991 yılında temizlenerek turizme açılmıştır. Turizme açılan bölümü şehrin oldukça küçük bir bölümüdür. Bugün sadece iki katı gezilebilmektedir.
Kapadokya’daki diğer yeraltı şehirleri gibi Tatlarin’in de ne zaman yapıldığını söylemek neredeyse imkansızdır. Bazı araştırmacılar yeraltı şehirlerinin köklerinin Hititler dönemine, kimileri de Frigyalılar’a kadar uzandığını söylese de genel kanı Roma veya Bizans döneminde Hırıstiyanlar tarafından sığınma amaçlı yapıldıkları şeklindedir.
Tatlarin Yeraltı Şehri’ne 15 metre uzunluğundaki bir tünelden girilir. Tünel, muhtemelen bir toplanma alanı olarak kullanılmış ve girişinde kilit taşı olan büyük bir salona çıkar. Bir saldırı durumunda ana kapıya doğru yuvarlanarak girişi kapatması için yapılan ve yalnızca içeriden açılabilen kilit taşı Kapadokya yeraltı şehirlerinin ortak özelliğidir. Salonun sağ tarafında Roma döneminde ölülerin gömüldüğü, Bizans döneminde ise mutfak olarak kullanıldığı düşünülen bir alan vardır. Salonun uzak köşesinde havalandırma bacasının içine doğru yükselen ahşap bir merdiven bulunmaktadır. Salonun diğer tarafındaki düşük tavanlı tünel başka bir büyük odaya açılır. Tatlarin Yeraltı Şehri’nde, oldukça geniş düzenlenmiş ahır, mutfak ve erzak depoları bulunması burada yoğun bir nüfusun barındığını düşündürmektedir.
Tatlarin Yeraltı Şehri tuvaletlerin varlığı ile de dikkat çeker (bir diğer örneği sadece Aksaray-Güzelyurt’ta bulunmuştur).
Kiliseler
Tatlarin’de iki adet 13. yüzyıl kilisesi vardır. Her iki kilise de iki kemerlidir. Duvar resimleriyle süslenen kiliselerin küçük olanında fresklerin büyük bölümü hayatta kalmayı başarmıştır. Burada, çeşitli azizler, Konstantin ve Helena, Metamorfoz (başkalaşım), Çarmıh, Meryem ve çocuk İsa gibi İncil’den alınma sahneler görülebilmektedir.
Daha büyük olan ikinci kilise oldukça yüksek bir tavana sahiptir. Freskleri büyük oranda tahrip edilen kilisede 1215 yılında yapıldığını belirten bir yazı bugün görülebilmektedir. Yapılan bir araştırmada bu kilise ile Nevşehir’e 19 km uzaklıkta bulunan Gülşehir'deki Karşı Kilise’nin (Aziz Jean Kilisesi) ikonografi konusundaki benzerliklerine dikkat çekilmekte, bunun bölgede kurulu yerel bir atölyenin varlığına işaret ettiği söylenmektedir.
Not: Bu yazı Peribacası Kapadokya Kültür ve Tanıtım Dergisi’nin Ağustos 2009 sayısında yayınlanmıştır. Derginin telif hakları ile korunmaktadır. Hiçbir şekilde kopyalanamaz. www.cappadociaexplorer.com