English
Menü
Kapadokya Rehberi
Peribacası Dergisi
Peribacası Kapadokya Yayınları
Kapadokya Firmaları
Kapadokya Fotoğrafları
Kapadokya Fotoğrafçıları
Kapadokya Haritaları
Kapadokya Karikatürleri
Kapadokya ve Sanat
Kapadokya Yazıları
Kapadokya Yayın Arşivi
Kapadokya Efemera Arşivi
Kapadokya Video-Film Arşivi
Facebook-Twitter Sayfalarımız
Sivil Toplum Kuruluşları
Önemli Telefonlar ve Linkler
Site Güncellemeleri
Firma Arama
Şehir
İlçe-Belde
Hizmet Alanı
Firma
Anket

Kapadokya'da çekilen sinema filmleri sizce bölge tanıtımına ne kadar katkıda bulunuyor?
       
Fazla katkısı yok.
Büyük katkısı var.
Çok büyük katkısı var.
Mail List
Yeni Kayıt
Şifremi Unuttum

AVANOS'TA ALTERNATİF PİŞİRİM TEKNİKLERİ ve RAKU YAPIMI

AVANOS

Yazan: Yavuz İşçen
Ağustos 2009

İlk bakışta, bunca gelişmiş seramik pişirim tekniği ve teknoloji ürünü elektrikli fırınlar varken insanların neden ilkel pişirim tekniklerini kullanmak için kendilerini zorladıklarını anlamak çok kolay görünmüyor. Ancak konuyla yakından ilgilenmeye başlayınca, daha çok turistlerin beğenisine uygun piyasa işi seramiklerle sanatsal kaygı ile üretilen ürünler arasındaki farkı algılamakta gecikmiyorsunuz. İlkel pişirim ya da alternatif pişirim teknikleri, sanatçının kendini ifade aracı olarak ürünü ile bütünleşmesini sağlıyor. Sanatçılar bu teknikleri kullanırken kendilerini özgürce ifade edebilme olanağını yakalıyorlar.

Alternatif pişirim teknikleri
İlkel pişirim tanımlaması daha çok açıkta pişirimi esas alan yöntemleri tanımlamak için kullanılıyor. Bunlar, seramiğin kullanımının başladığı ilkel dönemlerden günümüze kadar çeşitli uygarlıklarda farklı şekillerde uygulanan teknikleri içeriyor. İlkel pişirimde ürünler doğrudan ateş ve dumanla temas ediyor. Anadolu’da geleneksel çömlekçilikte günümüzde de kullanılan bu yöntemde, üst üste dizilen seramiklerin üzerleri çalı çırpı, tezek, saman ve odunlarla kapatılarak yakılıyor ya da toprağa açılan bir çukurun içine çömlekler yerleştirilerek üzeri benzer malzemeyle kapatılıyor ve yakılarak pişirim sağlanıyor. Günümüz seramik sanatçıları, esas olarak benzer yöntemleri kullansalar da alternatif pişirim tanımlamasının daha uygun olduğu kanısındalar. Alternatif pişirim teknikleri arasında en yaygın kullanılanlar, çukur pişirim (pit firing), isli pişirim (smoke), sagar pişirim (zagar) ve raku pişirim olarak sıralanabilir.
Çukur pişirim, seramiklerin toprak altında açılan bir çukur içinde pişirilmesi esasına dayanıyor. İsli pişirim, toprak üstünde hazırlanan özel düzeneklerde seramiklerin odun ateşinde pişirilmesiyle gerçekleşiyor. Sagar pişirim, seramiklerin indirgen atmosfer yaratacak malzemelerle birlikte bir kutu içine koyularak fırına verilmesi şeklinde uygulanıyor. Raku pişirim ise pişirilen ürünlerin fırından akkor haldeyken çıkartılıp talaş, meyve kabukları, yaprak gibi redüksiyon ortamı yaratacak malzemelerle temas ettirilerek farklı efektler elde edilmesine dayanıyor.
Bu tekniklerden bazıları örneğin çukur pişirim ve isli pişirim ilkel pişirime daha yakın. Alternatif pişirim temel özellikleri itibarıyla ilkel pişirime benziyor. Alternatif pişirimlerde ortak öğe, tekniklerin hepsinde indirgen bir atmosfer kullanılması. Bunun için pişirim sırasında talaş, meyve kabukları, yaprak gibi organik maddelerin yanı sıra çeşitli metaller ve metal tuzlarından yararlanılıyor. İndirgen atmosfer özellikle sırsız yüzeylerde değişik efektler yaratıyor. Zaten bu tekniklerin kullanılmasının genel amacı farklı görsel efektler yaratabilmek. Alternatif pişirimde sır çok az ya da hiç kullanılmıyor. Raku dışındakilerin hemen hemen hepsi sırsız. Nadiren çukur pişirimde sırlı örneklere rastlanabiliyor.

Japon çay seremonilerinden günümüze ‘raku’
Günümüzden yaklaşık 400 yıl önce Japonya’da geliştirilen raku tekniği, geleneksel Japon seramiğinde kullanılan deneyselliğe ve sürpriz sonuçlara açık bir sırlama tekniği olarak karşımıza çıkıyor. Raku kelime anlamı olarak Japonca’da rahatlık, memnuniyet, zevk ve neşe anlamına geliyor. Bu tekniği ilk uygulayan Cociro adında bir Japon seramikçi olmuş. Bu seramikçiye Şogun Hideyoşi tarafından sunulan altın bir mühür üzerinde raku anlamına gelen bir simge bulunduğu için bu teknikle yapılan seramikler raku adıyla anılmaya başlamış. Sevgiyle yoğrulup elle şekillendirilmiş kaplarda sunulan çayın insanın ruh ve beden sağlığına iyi geleceğine inanan Japonların, çay seremonilerinde kullandıkları çay takımlarına büyük özen gösterdikleri biliniyor. Bu felsefeye bağlı olarak raku tekniği ile yapılan çay takımları 1573-1615 yılları arasında Momoyama döneminde çay seremonilerinde yoğun olarak kullanılmaya başlamış ve sonrasında da giderek yaygınlaşmış.

Raku pişirim tekniği
Farklı sanatçılar değişik yöntemler kullanabiliyor. Genel olarak bisküvi pişirim adı verilen ilk pişirimi yapılmış ürünlerin sırlandıktan sonra 750-950 derecede ısıtılmış fırına sıcakken koyulmasıyla başlıyor. Sır olgunlaştığında fırının soğuması beklenmeksizin fırın açılarak büyük metal maşalarla seramikler hızla fırından çıkartılıyor. Fırından sıcakken dışarı çıkarılan ürün bir tür termal şok geçiriyor. Bu şoka bağlı olarak seramiğin üzerindeki sırda çatlamalar oluşuyor. Daha sonra bu seramikler içinde talaş, kuru yaprak, meyve kabukları gibi organik maddelerin bulunduğu kapalı metal bir kaba alınıyor. Bu malzemeler kabın içinde indirgen atmosfer oluşumunu hazırlıyor. Burada gerçekleşen kimyasal reaksiyona ‘redüksiyon’ adı veriliyor. Bu işlemin süresi 5-20 dakika arasında değişebiliyor.
Kabın içinde oluşan yanma ve çıkan is seramiğin çatlaklarına işliyor ve sırda kullanılan oksidin çeşidine bağlı olarak farklı efektlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu efektler, janjanlı renkler, gökkuşağı oluşumları gibi değişik görsel etkilerle karşımıza çıkıyor. Redüksiyon sonrası kaptan çıkartılan seramikler suya atılıp üzerlerindeki is ve küllerin temizliği yapılıyor. Üretimin en heyecan verici kısmı belki de ortaya çıkan ürünün yorumlanması ve üzerindeki etkilerin değerlendirilmesi oluyor. Raku tekniği ile üretilen ürünlerde doğaçlama etkiler sağlandığı ve her ürün kendine özgü özellikler taşıdığı için bu teknik dünyada birçok seramik sanatçısı tarafından günümüzde de kullanılıyor.

Not: Bu yazı Peribacası Kapadokya Kültür ve Tanıtım Dergisi’nin Ağustos 2009 sayısında yayınlanmıştır. Derginin telif hakları ile korunmaktadır. Hiçbir şekilde kopyalanamaz. www.cappadociaexplorer.com

Okunma Sayısı Okunma Sayısı: 5599 Eklenme Tarihi Tarih: 2010-01-06



Sanatçı: Tayfun Küçükcan
Sanatçı: Tayfun Küçükcan
Sanatçı: Tayfun Küçükcan
Sanatçı: Tayfun Küçükcan
Sanatçı: Tayfun Küçükcan
Sanatçı: Tayfun Küçükcan
Sanatçı: Tayfun Küçükcan
Sanatçı: Tayfun Küçükcan


Nevşehir Hava Durumu
Seçimi Hatırla
İl Seç
İstatistik
Toplam : 4999166 ziyaretçi
Bugün : 10409 ziyaretçi
Dün : 24128 ziyaretçi
S. Yükleme Süresi : 4.33 sn

evlilik sitesi toplu mail stand hostesi Stromverteiler mental aritmetik


Copyright 2009 - Tüm hakları saklıdır. Sitemizdeki tüm fotoğraf, yazı, doküman ve düşünce ürünleri 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi kopyalanamaz. Aksine davrananlar hakkında avukatımız aracılığı ile hukuki takibat yapılacaktır.
 

Kare Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. İzmir Cad. Moda Çarşı No: 21/10 Kızılay/Ankara | Tel: 0312.282 66 80 | cappadocia@cappadociaexplorer.com | web tasarım